MetinTürleri Konuya Git . Hikaye, Fabl, Masal, Anı, Efsane 1 Test. Görsel Okuma Sınıf Türkçe Testleri Çöz - Kazanım Testleri. özgün, yeni nesil sorulardan oluşan kazanım kavrama testleri ve cevaplarını sizler için hazırlıyor. 7Sınıf Paragraf Soru Bankası - MOZAİK. 1. BÖLÜM 2. BÖLÜM TESTLER; KONU ANLATIMI; Konu - Test 1 - Sayfa 8 Metin Bölme - Test 1 - Sayfa 28 Çözümler Paragrafta Akışı Bozan Cümle - Test 1 - Sayfa 32 Grafik ve Tablo Okuma - Test 1 - Sayfa 118 Çözümler Görsel Yorumlama - Test 1 - 4 Sınıf Türkçe dersi için hazırlanmış olan içeriğimizde 4. sınıf okuma anlama metinleri ve bu metinlerle ilgili hazırlanmış soruları, etkinlik ve çalışma kağıtlarını bulabilirsiniz.4. sınıf okuduğunu anlama metinleri, okuma anlama çalışmaları pdf ve word formatlarında hazırlanmaktadır.Garip balıkçı gibi okuma metinleri başlık, hikaye, parça halinde Busayfadan 1.Sınıf Türkçe Okuma Anlama Metni Ve Soruları hakkında bilgi alabilirsiniz. Ana Sayfa; İletişim; Arama Yap: Derse Göre. Beden Eğitimi. 1.Sınıf Türkçe Okuma Anlama Metni Ve Soruları. 06/03/2015 12:50. Dosyayı indirmek için buraya tıklayın. Kategoriler: 1. 1 Sınıf Okuma Metinleri, 1. Sınıf Testleri 31 Mart 2019. 1. SINIF TÜRKÇE TESTİ 7. 1. SINIF TÜRKÇE TESTİ 7 1. SINIF TÜRKÇE TESTİ 7 Özgün bir çalışma olarak pdf formatında hazırlanmıştır. Sitede bulunan çalışmaları özgün içerik olarak hazırlıyoruz. FsImmBa. ÖĞRENME ALANI OKUMA KAZANIM Okuduğu Metni Anlama ve Çözümleme – 2 ÖRNEK SORULAR VE ÇÖZÜMLERİ Vapur rıhtımdan kalkıp da Marmara’ya doğru uzaklaşmaya başlayınca yolucu geçirmeye gelenler, üzerlerinden ağır bir yük kalkmış gibi ferahladılar — Çocukcağız Arabistan’da rahat eder. Önce babadan yetim kalan küçük Hasan, anası da ölünce uzak akrabaları ve konu komşunun yardımıyla halasının yanına Filistin’in sapa bir kasabasına gönderiliyordu. Hasan vapurda oyalandı; gırıl gırıl işleyen vinçlere, üstleri yazılı cankurtaran simitlerine, kurtulacak çamaşırlar gibi iplere asılı sandallara, vardiya değiştirilirken çalınan kampanaya bakarak çok eğledi. Beş yaşında idi; şirin konuşmalarıyla güvertede yolcuları epeyce eğlendirmişti. Artık anadili büsbütün işitilmez olmuştu. Hasan köşeye büzüldü; bir şeyler soran olsa da susuyordu, yanakları pençe pençe, al al olarak susuyordu. Portakal bahçelerine dalmış göğsünde bir katılık, gırtlağında lokmasını yutamamış gibi bir sert düğüm, hep susuyordu. Hasan’ı bir limanda indirdiler. Gerdanından,alnından, kollarından ve kulaklarından biçim biçim, sürü sürü altınlar sallanan kara çarşaflı, kara çatık kaşlı, kara iri benli bir kadın göğsüne bastırdı. Anasınınkine benzeyen, tuhaf kokulu, fazla yumuşak, içine gömülüveren cansız bir göğüs… — Ya habibi! Ya ayni! Halasının yanındaki kadınlar da sarıldılar, öptüler, söyleştiler, gülüştüler. Birçok çocuk da gelmişti; entarilerinin üstüne hırka yerine ceket giymiş, saçları perçemli, başları takkeli çocuklar… Hasan durgun, tıkanıktı; susuyor susuyordu. Bir gün halası sokaktan bağırarak geçen bir satıcıyı çağırdı. Konuştular, sonra önüne bir sürü patlak, sökük, parça parça ayakkabı dizdiler. Satıcı, iskemlesinde oturdu. Hasan da merakla karşısına geçti. Bu dört yanı duvarlı, tek kat, basık ve toprak evde öyle canı sıkılıyordu ki … Şaşarak eğlenerek seyrediyordu Mukavvaya benzettiği kalın deriyi iki tarafı keskin incecik, sapsız bıçağıyla kesişine, ağzına bir avuç çivi dolduruşuna, sonra bunları birer birer İstanbul’da gördüğü maymun gibi avurdundan çıkarıp ayakkabıların altına çabuk çabuk mıhlayışına, deri parçalarını, pis bir suya koyup ıslatışına, mundar çanaktaki macuna parmağını daldırıp tabanlara sürüşüne, hepsine bakıyordu. Aynı şeyi yapmak için can atıyordu. Bir aralık nerede kimlerle olduğunu keyfinden unuttu, dalgınlığından anadili ile sordu - Çiviler ağzına batmaz mı senin? Eskici başını şaşkınlıkla işinden kaldırdı. Uzun uzun Hasan’ın yüzüne baktı - Türk çocuğu musun be?.. - İstanbul’dan geldim! - Bende o taraflardan… İzmit’ten! Eskicide saç sakal dağınık, göğüs bağırı açık, pantolon dizlerinden yamalı, dişeri eksik ve suratı sarı, sapsarıydı gözlerinin akına kadar sarıydı. Türkçe bildiği ve İstanbul tarafından geldiği için Hasan, şimdi onun yalnız işine değil, yüzüne de dikkatle bakmıştı. Göğsünün ortasında, tıpkı çenesindeki sakalı andıran kırçıl, seyrek bir tutam kıl vardı. Aşağıdaki 8 soruyu metne göre cevaplayınız. 1. Hasan nereye gitmektedir? A Marmara’ya B Hafya’ya C İstanbul’a D Filistin’e Çözüm Hasan, halasının yanına, Filistin’in sapa bir kasabasına gitmektedir. Yanıt D’dir. 2. Hasan’ın bindiği vapurda devamlı susmasının nedeni nedir? A Anadilinin artık konuşulmaz olması B Yalnızlık çekmesi C Memleketini özlemesi D Çok yorgun olması Çözüm Memleketinden uzaklaştıkça anadilinin işitilmez olması, Hasan’ı suskunlaştırmıştır. 3. Hasan’ı gittiği yerde kim karşılamıştır? A Teyzesi B Halası C Dayısı D Halasının yardımcısı Çözüm Hasan’ı halası karşılamıştır. 4. Hasan’ın suskunluğunu uzun zaman sonra kim bozmuştur? A Halası B Mahalledeki çocuklar C Eskici D Komşular Çözüm Hasan’ın suskunluğunu bozan kişi halasının eve çağırdığı eskicidir. 5. Hasan’ın eskicide dikkati çeken ilk şey nedir? A Eski kıyafetleri B Görünüşü C Konuşması D Ayakkabıları tamir edişi Çözüm Yanıt “D” Hasan eskicinin ayakkabıları tamir ederken yaptığı hareketle ilgilenmiş ve eskiciyle böylece konuşmaya başlamıştır. 6. Eskici nerelidir? A İstanbullu B Filistinli C İzmitli D İzmirli Çözüm Eskici, Filistin’de yaşamaktadır; oraya İzmit’ten gelmiştir. 7. Eskiciyle Hasan’ın birbirlerine yaklaştıran ne olmuştur? A Aynı yerden gelmiş olmaları B Aynı yerde yaşıyor olmaları C İkisinin de ailelerinin olmaması D Aynı dili konuşmaları Çözüm İkisinin de Türkçe konuşması eskiciyle Hasan’ı birbirlerine yaklaşmıştır 8. Metinde geçen sözlerden hangisi deyimdir? A Keyfinden unutmak B Can atmak C Dikkatle bakmak D Karşısına geçmek Çözüm Can atmak deyimdir. 9. Bir dönem, bir kurum ya da bir sanat göçerken kendine ait birçok sözcüğü de alıp gider. Örneğin Osmanlı İmparatorluğu’na ya da yeniçeriliğe ait merasim, silah, elbise ile ilgili sözcüklerin hemen hepsi unutulmuş, tarihi birer sözcük olmuşlardır. Artık dirilmeyecek olan bu sözcükleri ancak bir tarihçi ya da bir romancı, o dönemi canlandırmak için kullanabilecektir. Yazar, bu parçanın bütününde neden söz etmektedir? A Dildeki gelişmenin durağan olmayışından B Halkın benimsemediği sözcüklerin yaşamayacağından C Kimi sözcüklerin kullanımdan nasıl kalktığından D Yitirilen sözcüklerin bir daha kullanılmayacağından Çözüm Paragrafın Konusu Her paragrafın konusu mutlaka vardır. Yazarın yazısıyla okuruna iletmek istediği bir mesajı vardır. Bu mesajın neyle ilgili olduğunu okuyucuya bildiren konudur. Konu, hiçbir zaman yargı ifadesi taşımaz. Düşünceyi iletir, düşünceyle ilgili mesajı iletmez. Konu, paragrafta iletilen düşüncenin adlandırılmasıdır. Paragrafın konusunu bulabilmek için “Yazar neden bahsediyor?” sorusunu aklımızda tutarak paragrafı okumalıyız. Bu soruya paragraftan aldığımız yanıt paragrafın konusudur. Bir paragrafta ancak bir konu olur. İkinci bir konu ele alınacaksa başka paragrafa geçilmelidir. Paragrafın Başlığı Bir yazının adlandırılmasıdır. Konunun; ilgi çekici, merak uyandırıcı, biçimde yazıya ad olmasıdır. Bu nedenle paragrafın konusu ile başlığı arasında anlamsal bağlantı vardır. Okuyucuya neyle ilgili bir yazı okuyacağı başlıkla verilir. Bu paragrafta yazar neyden bahsediyor sorusunun yanıtı “Kimi sözcüklerin kullanımdan nasıl kalktığı” olduğu için yanıt, C’dir. 10. Bence en büyük kötülüklerimiz, küçük yaşımızda belirmeye başlar ve asıl eğitimimiz bizi emzirip büyütenlerin elindedir. Çocuk, bir tavuğun boynunu sıkar, kediyi, köpeği oyuncak edip yara bere içinde bırakır, anası da ona bakıp eğlenir. Kimi baba da, oğlunun müdafaasız bir köylüyü, bir uşağı öldüresiye dövdüğünü, bir arkadaşını kurnazca ve haince aldattığını gördüğü zaman, bunu yiğitlik belirtisi sayarak sevinir. Bu tür eğitim yanlıştır. Bu parçada vurgulanmak istenen aşağıdakilerden hangisidir? A Çocuk eğitiminde annenin rolü büyüktür. B Olumsuz hareketleri hoş görmek yanlış bir eğitim yoludur. C Kötülükler çocuk yaşta varlığını hissettirir. D Çocuk eğitiminde çevrenin rolü büyüktür. Çözüm Paragrafın Ana düşüncesi Cümle ve paragraf bir düşünceyi iletme biçimidir. Her cümlenin ve paragrafın bir amacı vardır. Bir duyguyu, düşünceyi iletmede araçtır. Dolayısıyla her cümlenin ve paragrafın bir mesajı vardır. Yazarın ele aldığı konu ile ilgili iletmek istediği mesaj okuyucuya, oluşturmak istediği görüş, paragrafın ana düşüncesidir. Ana düşünce, yargı özelliği taşır. Her paragrafın ana düşüncesi vardır. Ana düşünce, yazarın ele aldığı konuya bakış açısıdır. Paragrafın konusunun daha önce yargı taşımadığını belirtmiştik. Ana düşünce, konunun hangi yönden değerlendirildiğini gösteren yargı bildiren, görüş belirten söz birimidir. Ana düşünce paragrafın başında da sonunda da yer alabilir. Ana düşünce, paragrafın en genel yargısıdır. Anlatılanların özetidir. Bu parçada olumsuz hareketleri hoş görmenin yanlışlığı dile getirilmektedir. 11. I Gurur, kısaca kişinin gerçek değerinin anlaşılmasını engelleyen başlıca etkendir. II İnsanın çevresinde yanlış anlaşılmasına sebep olduğu gibi kişiyi toplum içinde sevimsiz bir yaratık haline koyar. III Gururlu insan çoğu zaman başkalarının yaptıklarını beğenmez. IV Aslında gurur, psikolojik bakımdan kişiyi gülünç durumlara düşürür. Bu parçada numaralandırılmış cümlelerden hangisi düşüncenin akışını bozmaktadır? A I B II C III D IV Çözüm Paragrafta Yardımcı Düşünce Yazar, giriş bölümünde ele aldığı konuyu gelişme bölümünde açıklar, örnekler, geliştirir. Bu cümleler yardımcı düşünceleri oluşturur. Gelişme bölümündeki bu yardımcı düşünceler anadüşüncenin daha iyi anlaşılmasında etkilidir. Yardımcı düşünceleri oluşturan cümleler arasında anlamsal bütünlük ve dilbilgisi yönünden uygunluk olmalıdır. Cümleler anlam ve biçimleri bakımından uygun olmadığından anlatımın akışı bozulur. Bu soruyu incelediğimizde gurur ile ilgili bilgi verilmektedir. 3. cümlede gururlu insanın özelliğine değinilmesi anlatımın akışını bozmaktadır. Ölçme, Değerlendirme ve Sınav Hizmetleri Genel Müdürlüğü Yayın Tarihi 3 Kasım 2021 Emniyet Mahallesi Milas Sokak No 8 Yenimahalle/Ankara - 0312 413 30 65 MEB © - Tüm Hakları Saklıdır. Gizlilik, Kullanım ve Telif Hakları bildiriminde belirtilen kurallar çerçevesinde hizmet sunulmaktadır. 7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Güler Yüz Okuma Metni Cevapları Sayfa 98, 99Güler Yüz Okuma Metni Cevapları7. Sınıf Türkçe Özgün Yayınları Ders Kitabı Sayfa 98 Soruları ve CevaplarıAsık suratlı insanlardan hoşlanır mısınız, desem tabii bana gülersiniz. Zaten ben de biraz gülmeniz için söze böyle başladım. Güler yüze ve gülmeye dair olan bu konuşmayı asık suratla dinlemenizi istemem tabii. Konuşurken söze başladığınız sırada karşınızdakinin kaşlarını çattığını, asık bir suratla sizi dinlediğini görürseniz konuşmak hevesiniz kırılır. Lafı kısa kesip bu tatsız sohbeti bir an önce bitirmeye bakarsınız. Bir de karşınızdakinin sizi güler yüzle dinlediğini, hatta araya biraz da tatlı söz karıştırarak sohbete renk verdiğini görecek olsanız konuştukça konuşacağınız gelirZaten öyledir. Güler yüz her şeyden önce insana cesaret verir. Çünkü güler yüzlü insanlar her kusuru hoş gören, affeden insanlardır. Dünyada ilk adımlarını yeni atmaya başlamış bir çocuğa herkes güler yüzle bakar. Onun her kusuru yapabileceğini ve bütün bu kusurların affedilmeye layık olduğunu önceden kabul ettiğimiz için çocuk karşısında gülümser bir yüz takınırız. Olgun insanlar yalnız çocuklara değil, herkese affedici, kusura pek aldırmayıcı bir yüzle bakarlar. Bu dünya, öyle çatık kaşla dolaşmaya,şunun bunun kalbini kırmaya değer bir dünya değildir. Onun için güler yüzlü insanlar arasında yaşayanların hayatı daha tatlı geçer. …Hayatı iyi karşılamanın sırrını bulabilmek için her şeyden önce gülümsemeyi öğrenmeli. Belki siz de bilirsiniz Her hadiseyi güler yüzle karşılayan bir adama, “Eh… Hayatta muvaffak olduğun için sen tabii daima gülersin. Ama biz öyle miyiz ya?” demişler. Adam, bir kere daha gülmüş, “Yanılıyorsunuz hem de çok yanılıyorsunuz. Ben hayatta muvaffak olduğum için gülmüyorum. Tam tersine! Güldüğüm için hayatta muvaffak oluyorum.” demiş. Bu söz, boşuna söylenmiş bir söz değildir. İçinde bilinmesi gereken bir hakikat 7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı 98-99. Sayfa Cevapları Özgün Yayınları konusunda siz değerli öğrencilerimiz için soru bulunmamaktadır. ancak okuma metnini bir iki defa okumanızı tavsiye ederiz. 7. Sınıf Türkçe Güler Yüz Okuma Metni CevaplarıKonusu Hakkında Soru Sormak İster Misiniz ? Yorum ve Düşüncelerinizin Bizim İçin Ne Kadar Değerli Olduğunu Biliyor Musunuz ? Destek ve Yorumlarınız için Tıklayınız... 7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı Üç Soru Okuma Metni Cevapları Sayfa 88, 89Üç Soru Okuma Metni CevaplarıBir zamanlar bir kral, her şeye başlaması gereken doğru zamanın ne zaman olduğunu, dinlemesi gereken doğru kişinin kim olduğunu ve kimlerden sakınılması gerektiğini öğrenmek istedi. Hepsinden önemlisi de yapması gereken en önemli şeyin ne olduğunu bilirse altına gireceği hiçbir işte başarısız olmayacağına kanaat getirdi. Ve bu düşünceyle tüm krallığına, kendisine her hareketi için doğru zamanın ne zaman olduğunu, kimlerin en önemli insanlar olduğunu ve yapması gereken en önemli işin ne olduğuna nasıl karar vereceğini öğretene bir ödül vereceğini duyurdu. Böylece bilge kişiler, kralı ziyaret etmeye başladı ancak hepsi de soruyu farklı farklı cevaplıyordu. İlk soruya cevap olarak bazıları her iş için doğru zaman bulmanın yolunun günleri, ayları ve yılları gösteren bir tablo hazırlayıp kati suretle ona uygun bir şekilde yaşamak olduğunu söylüyordu. Söylediklerine göre ancak bu şekilde her şey doğru zamanda yapılabilirdi. Diğerleri işlerin doğru zamanına önceden karar vermenin imkânsız olduğunu ancak insanın kendini boş işlere kaptırmayıp, zihnini olaylara tamamen vererek en önemli olanları yapmasıyla bunun mümkün olacağını söylüyordu. Diğerleri de kral olan bitene ne kadar dikkat ederse etsin, bir insanın her iş için doğru zamana karar vermesinin mümkün olmadığını söylüyordu. Ancak, bilge adamlardan oluşan bir konsey kurup bu konuda yardım alabilirdi. … Aynı şekilde ikinci sorunun da bir sürü farklı cevabı vardı. Bazıları, kralın en çok ihtiyaç duyacağı kişilerin danışmanları olduğunu söylerken diğerleri, doktorlar olduğunu, bir grup da en gerekli olanların savaşçılar olduğunu söylüyordu. En önemli işin ne olduğunun cevabını arayan üçüncü soruya, bazıları dünyada en önemli şeyin bilim olduğunu söyledi. Diğerleri buna savaş cevabını verirken bir grup da dinî ibadet cevabını verdi. Tüm cevaplar farklı olduğundan kral hiç birini kabul etmedi ve kimseye ödül vermedi. Ancak, hâlâ sorularına doğru cevapları bulmak istediğinden, bilgeliğiyle nam salmış bir münzeviye danışmaya karar verdi. Münzevi bir ormanda yaşıyordu. Sıradan halk haricinde kimseleri kabul etmezdi. O yüzden kral, sıradan kıyafetler giyip münzevinin yaşadığı kovuğa ulaşmadan önce atından indi ve korumasını da arkasında bırakıp, onun yanına yalnız başına gitti. Kral yaklaştığı sırada münzevi evinin önündeki toprağı kazıyordu. Kralı görünce ona selam verip kazmaya devam etti. Münzevi çok çelimsiz ve zayıftı. Kazmayı yere her vuruşunda, çok az toprak kaldırabiliyor ve nefes nefese kalıyordu. Kral ona doğru yaklaştı ve “Size üç soru sormaya geldim bilge münzevi Doğru zamanda doğru işi yapmayı nasıl öğrenirim? En çok kime ihtiyacım var yani en çok hangi insanlara önem vermeliyim? Ve ilgilenmem gereken en önemli işler nelerdir?” 7. Sınıf Türkçe Ders Kitabı 88-89. Sayfa Cevapları Meb Yayınları konusunda siz değerli öğrencilerimiz için soru bulunmamaktadır. Okuma metnini okumanızı tavsiye ederiz. 7. Sınıf Türkçe Üç Soru Okuma Metni CevaplarıKonusu Hakkında Soru Sormak İster Misiniz ? Yorum ve Düşüncelerinizin Bizim İçin Ne Kadar Değerli Olduğunu Biliyor Musunuz ? Destek ve Yorumlarınız için Tıklayınız... Şu anda 104 ziyaretçi çevrimiçi

7 sınıf okuma metni ve soruları