Aliİmran suresi 180. ayet - Açık Kuran Erhan Aktaş - Kerim Kur'an Allah'ın, lütuf olarak
insanseveceği kimseyi iyi seçmeli, ona göre sevmeli kim olduğun değil, kiminle olduğun önemlidir
O mülkünde gâliptir, işlerinde hikmet sahibidir. Elmalılı Hamdi Yazır (Orijinal): Rahimlerde sizi dilediği keyfiyette tasvir eden o, başka Tanrı yok ancak o, azîz o, hakîm o. Fizilal-il Kuran: Size döl yataklarında dilediği biçimi veren O´dur. O´ndan başka ilah yoktur. O,
AyetleriArapça-Türkçe Okunuşu, kelime ve cümle anlamı ve diyanet meali ve açıklaması, ilgili hadisler. açıklaması ve fazileti. Âl-i İmrân Suresi 8-9. Ayet. Kuran-ı Kerim’in yedi uzun suresinden birisi olan ve sıralama bakımından 3. suresi Âl-i
Âli İmrân Süresi 18. Ayet Tefsiri. 18: Allah, adâleti ayakta tutarak, kendisinden başka hiçbir ilâhın olmadığına bizzat şâhittir. Ayrıca bütün melekler ve kendilerine ilim verilmiş olanlar da tam bir doğruluk, adâlet ve hakkâniyet içinde aynı gerçeğe şâhittirler.
g7OZ. ❬ Önceki Sonraki ❭ ۞ إِنَّ ٱللَّهَ ٱصْطَفَىٰٓ ءَادَمَ وَنُوحًا وَءَالَ إِبْرَٰهِيمَ وَءَالَ عِمْرَٰنَ عَلَى ٱلْعَٰلَمِينَ Elmalılı Hamdi Yazır Orijinal Gerçek Allah, Ademi ve Nuhu ve âli İbrahimi ve âli Imrânı süzdü âlemîn üzerine ıstıfa buyurdu Meallere göre Âli İmrân Suresi 33. Ayet Tüm Mealler Âli İmrân 33 Elmalılı Hamdi Yazır Orijinal Âli İmrân 33 Diyanet İşleri Başkanlığı Âli İmrân 33 Elmalılı Hamdi Yazır Âli İmrân 33 Ali Fikri Yavuz Âli İmrân 33 Diyanet Vakfi Âli İmrân 33 Elmalılı Hamdi Yazır Sade Âli İmrân 33 Elmalılı Hamdi Yazır Sade 2 Âli İmrân 33 Fizilal-il Kuran Âli İmrân 33 Hasan Basri Çantay Âli İmrân 33 İbni Kesir Âli İmrân 33 Ömer Nasuhi Bilmen Âli İmrân 33 Tefhim-ul Kuran Âli İmrân 33 Kuran Yolu Âli İmrân 33
Cin Yakma Duası Aşağıdaki ayetler cin yakan ayetleridir. Cin yakma duası olarak okurnurlar. Kişilere musallat olmuş şeytan ve cinleri yakmak için manevi güçlerinden istifade edilir. Kim okursa yahut kime okunursa bedeninde cin varsa yanar. 6 ay boyunca her gün suya ve yağa okunmalıdır. Okunan yağ vücuda sürülmeli, su içilmelidir. Aşağıdaki listeye tıklayarak cin yakma ayetlerinin Arapça yazılışı, okunuşu ve anlamlarını inceleyebilirsiniz. Bakara 255 – Ayetel Kürsi Bakara 266 Ali İmran 10, 181, 182 Nisa 56 Maide 37 Enam 128 Enfal 50 İbrahim 15, 16, 17, 49, 50 Hicr 16, 17 Kehf 29 Meryem 4 Taha 98 Enbiya 39, 68, 98 Hac 9, 19, 22 Müminun 103, 104 Neml 90 Ankebut 24 Ahzab 66 Fatır 36, 37 Saffat 1 … 10 Zümer 16, 19 Mümin 6, 72 Fussilet 40 Duhan 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50 Muhammed 15 Necm 1 Kamer 4 Rahman 31, 32, 33, 34, 35 Vakıa 51, 52, 53, 54 Mülk 5 Cin 8, 9, 14, 15 Buruc 10 Tarık 1, 2, 3 Leyl 14,15, 16 Hümeze 4, 5, 6, 7, 8 Bakara 255 – Ayetel Kürsi Bakara Suresi, 255. Ayet – Ayetel Kürsi Okunuşu Allâhu lâ ilâhe illâ huve-lhayyu-lkayyûmuc lâ te/ḣużuhu sinetun velâ nevmunc lehu mâ fî-ssemâvâti vemâ fi-l-ardik men że-lleżî yeşfe’u indehu illâ bi-iżnihic ya’lemu mâ beyne eydîhim vemâ ḣalfehums velâ yuhîtûne bişey-in min ilmihi illâ bimâ şâec vesi’a kursiyyuhu-ssemâvâti vel-ardas velâ yeûduhu hifzuhumâ vehuve-l’aliyyu-l’azîmu Anlamı Allah, kendisinden başka hiçbir ilâh olmayandır. Diridir, kayyumdur. O’nu ne bir uyuklama tutabilir, ne de bir uyku. Göklerdeki her şey, yerdeki her şey O’nundur. İzni olmaksızın O’nun katında şefaatte bulunacak kimdir? O, kulların önlerindekileri ve arkalarındakileri yaptıklarını ve yapacaklarını bilir. Onlar O’nun ilminden, kendisinin dilediği kadarından başka bir şey kavrayamazlar. O’nun kürsüsü, bütün gökleri ve yeri kaplayıp kuşatmıştır. O, göklere, yere, bütün evrene hükmetmektedir. Gökleri ve yeri koruyup gözetmek O’na güç gelmez. O, yücedir, büyüktür. Bakara 266 Bakara Suresi, 266. Ayet Okunuşu Eyeveddu ehadukum en tekûne lehu cennetun min naḣîlin vea’nâbin tecrî min tahtihe-l-enhâru lehu fîhâ min kulli-śśemerâti veesâbehu-lkiberu velehu żurriyyetun du’afâu feasâbehâ i’sârun fîhi nârun fahterakatk keżâlike yubeyyinuAllâhu lekumu-l-âyâti le’allekum tetefekkerûne Anlamı Herhangi biriniz ister mi ki, içerisinde her türlü meyveye sahip bulunduğu, içinden ırmaklar akan, hurma ve üzüm ağaçlarından oluşan bir bahçesi olsun; himayeye muhtaç çocukları var iken ihtiyarlık gelip kendisine çatsın; derken bağı ateşli yıldırımlı bir kasırga vursun da orası yanıversin? Allah, düşünesiniz diye size âyetlerini böyle açıklıyor. Ali İmran 10, 181, 182 Al-i İmran Suresi, 10. Ayet Okunuşu İnne-lleżîne keferû len tuġniye anhum emvâluhum velâ evlâduhum minaAllâhi şey-âens veulâ-ike hum vekûdu-nnâri Anlamı İnkâr edenlerin malları da evlatları da, Allah’ın azabına karşı kendilerine hiç bir fayda sağlamayacaktır. İşte onlar, cehennemin yakıtıdırlar. Al-i İmran Suresi, 181, 182. Ayetleri Okunuşu 181 “Allah fakirdir, biz ise zenginiz” diyenlerin sözünü Allah elbette işitmiştir. Onların bu söylediklerini de, haksız yere peygamberleri öldürmelerini de yazacağız ve kendilerine “Tadın o yakıcı cehennem azabını!” diyeceğiz. 182 Bu yakıcı azap, bizzat kendi ellerinizle âhirete gönderdiğiniz suç ve günahlarınızın karşılığıdır. Yoksa Allah kullarına asla zulmetmez. Nisa 56 Nisa Suresi, 56. Ayet Okunuşu İnne-lleżîne keferû bi-âyâtinâ sevfe nuslîhim nâran kullemâ nadicet culûduhum beddelnâhum culûden ġayrahâ liyeżûkû-l’ażâbek innaAllâhe kâne azîzen hakîmân Anlamı Şüphesiz âyetlerimizi inkâr edenleri biz ateşe atacağız. Derileri yanıp döküldükçe, azabı tatmaları için onların derilerini yenileyeceğiz. Şüphesiz Allah, mutlak güç sahibidir, hüküm ve hikmet sahibidir. Maide 37 Maide Suresi, 37. Ayet Okunuşu Yurîdûne en yaḣrucû mine-nnâri vemâ hum biḣâricîne minhâs velehum ażâbun mukîmun Anlamı Ateşten çıkmak isterler ama ondan çıkabilecek değillerdir. Onlara sürekli bir azap vardır. Enam 128 Enam Suresi, 128. Ayet Okunuşu Veyevme yahşuruhum cemî’an yâ ma’şera-lcinni kadi-stekśertum mine-l-insis vekâle evliyâuhum mine-l-insi rabbenâ-stemte’a ba’dunâ biba’din vebelaġnâ ecelenâ-lleżî eccelte lenâc kâle-nnâru meśvâkum ḣâlidîne fîhâ illâ mâ şâaAllâhuk inne rabbeke hakîmun alîmun Anlamı Onların hepsini bir araya toplayacağı gün şöyle diyecektir “Ey cin topluluğu! İnsanlardan pek çoğunu saptırıp aranıza kattınız.” Onların insanlardan olan dostları, “Ey Rabbimiz! Bizler birbirimizden yararlandık ve bize belirlediğin süremizin sonuna ulaştık” diyecekler. Allah da diyecek ki “Allah’ın diledikleri affettikleri hariç, içinde ebedî kalmak üzere duracağınız yer ateştir.” Ey Muhammed! Şüphesiz senin Rabbin hüküm ve hikmet sahibidir, hakkıyla bilendir. Enfal 50 Enfal Suresi, 50. Ayet Okunuşu Velev terâ iż yeteveffâ-lleżîne keferûﻻ-lmelâ-iketu yadribûne vucûhehum veedbârahum veżûkû ażâbe-lharîki Anlamı Melekler, kâfirlerin yüzlerine ve artlarına vura vura ve “haydi tadın yangın azabını” diyerek canlarını alırken bir görseydin. İbrahim 15, 16, 17, 49, 50 İbrahim Suresi; 15, 16, 17. Ayetleri Okunuşu 15 Vesteftehû veḣâbe kullu cebbârin anîdin 16 Min verâ-ihi cehennemu veyuskâ min mâ-in sadîdin 17 Yetecerra’uhu velâ yekâdu yusîġuhu veye/tîhi-lmevtu min kulli mekânin vemâ huve bimeyyitins vemin verâ-ihi ażâbun ġalîzun Anlamı 15 Peygamberler, düşmanlarına karşı Allah’tan yardım istedi, Allah da onlara yardım etti; sonunda bütün inatçı zorbalar hüsrâna uğrayıp, perişan oldu gitti. 16 Bu perişanlığın ardından cehennem azabı gelecek; orada onlara kanlı ve irinli su içirilecek. 17 O berbat suyu azar azar yudumlamaya çalışacak, fakat bir türlü boğazından geçiremeyecek. Ayrıca ölüm onu dört bir yandan kuşatacak; fakat, ölmek istese bile, asla ölüp kurtulamayacak! Ardından da daha şiddetli bir azap gelecek. İbrahim Suresi, 49. Ayet Okunuşu Veterâ-lmucrimîne yevme-iżin mukarranîne fî-l-asfâdi Anlamı O gün, suçluları zincirlere vurulmuş olarak görürsün. İbrahim Suresi, 50. Ayet Okunuşu Serâbîluhum min katirânin vetaġşâ vucûhehumu-nnâru Anlamı Gömlekleri katrandandır. Yüzlerini de ateş bürüyecektir. Hicr 16, 17 Hicr Suresi, 16. Ayet Okunuşu Velekad ce’alnâ fî-ssemâ-i burûcen vezeyyennâhâ linnâzirîne Anlamı Andolsun, biz gökte burçlar yaptık ve onu, bakanlar için süsledik. Hicr Suresi, 17. Ayet Okunuşu Vehafiznâhâ min kulli şeytânin racîmin Anlamı Onu kovulmuş her şeytandan koruduk. Kehf 29 Kehf Suresi, 29. Ayet Okunuşu Vekuli-lhakku min rabbikums femen şâe felyu/min vemen şâe felyekfurc innâ a’tednâ lizzâlimîne nâran ehâta bihim surâdikuhâc ve-in yesteġîśû yuġâśû bimâ-in kelmuhli yeşvî-lvucûhec bi/se-şşerâbu vesâet murtefekân Anlamı De ki “Hak, Rabbinizdendir. Artık dileyen iman etsin, dileyen inkâr etsin.” Biz zalimlere öyle bir ateş hazırladık ki, onun alevden duvarları kendilerini çepeçevre kuşatmıştır. Susuzluktan feryat edip yardım dilediklerinde, maden eriyiği gibi, yüzleri yakıp kavuran bir su ile kendilerine yardım edilir. O ne kötü bir içecektir! Cehennem ne korkunç bir yaslanacak yerdir. Meryem 4 Meryem Suresi, 4. Ayet Okunuşu Kâle rabbi innî vehene-l’azmu minnî veşte’ale-rra/su şeyben velem ekun bidu’â-ike rabbi şekiyyân Anlamı O, şöyle demişti “Rabbim! Şüphesiz kemiklerim gevşedi. Saçım sakalım ağardı. Sana yaptığım dualarda cevapsız bırakılarak hiç mahrum olmadım.” Taha 98 Taha Suresi, 98. Ayet Okunuşu İnnemâ ilâhukumuAllâhu-lleżî lâ ilâhe illâ huvec vesi’a kulle şey-in ilmân Anlamı Sizin ilâhınız ancak kendisinden başka hiçbir ilâh bulunmayan Allah’tır. O, ilmiyle her şeyi kuşatmıştır. Enbiya 39, 68, 98 Enbiya Suresi, 39. Ayet Okunuşu Lev ya’lemu-lleżîne keferû hîne lâ yekuffûne an vucûhihimu-nnâra velâ an zuhûrihim velâ hum yunsarûne Anlamı İnkâr edenler, yüzlerinden ve sırtlarından ateşi savamayacakları ve hiçbir yardım da görmeyecekleri vakti bir bilseler! Enbiya Suresi, 68. Ayet Okunuşu Kâlû harrikûhu vensurû âlihetekum in kuntum fâ’ilîne Anlamı İçlerinden bazıları, “Eğer bir şey yapacaksanız, onu yakın da ilâhlarınıza yardım edin” dediler. Enbiya Suresi, 98. Ayet Okunuşu İnnekum vemâ ta’budûne min dûniAllâhi hasabu cehenneme entum lehâ vâridûne Anlamı Hiç şüphesiz siz ve Allah’tan başka kulluk ettikleriniz cehennem odunusunuz. Siz oraya varacaksınız. Hac 9, 19, 22 Hac Suresi, 9. Ayet Okunuşu Śâniye itfihi liyudille an sebîliAllâhis lehu fî-ddunyâ ḣizyuns venużîkuhu yevme-lkiyâmeti ażâbe-lharîki Anlamı İnsanlardan öylesi de vardır ki, bir ilmi, bir yol göstericisi, aydınlatıcı bir kitabı olmadığı hâlde kibirlenerek insanları Allah’ın yolundan saptırmak için, Allah hakkında tartışmaya kalkar. Ona dünyada bir rezillik vardır. Ona kıyamet gününde de yangın azabını tattıracağız. Hac Suresi, 19. Ayet Okunuşu Hâżâni ḣasmâni-ḣtesamû fî rabbihims felleżîne keferû kutti’at lehum śiyâbun min nârin yusabbu min fevki ruûsihimu-lhamîmu Anlamı İşte bu iki grup, Rableri hakkında tartışmakta olan iki karşıt topluluktur Kâfirlere cehennemde ateşten elbiseler biçilecek, başlarının üzerinden de kaynar su dökülecektir. Hac Suresi, 22. Ayet Okunuşu Kullemâ erâdû en yaḣrucû minhâ min ġammin u’îdû fîhâ veżûkû ażâbe-lharîki Anlamı Her ne zaman cehennemden, o ızdıraptan çıkmak isteseler, oraya geri döndürülürler ve onlara, “Tadın yangın azabını” denilir. Müminun 103, 104 Müminun suresi, 103. Ayet Okunuşu emen ḣaffet mevâzînuhu feulâ-ike-lleżîne ḣasirû enfusehum fî cehenneme ḣâlidûne Anlamı Kimlerin de tartıları hafif gelirse, işte onlar da kendilerini ziyana uğratanların ta kendileridir. Onlar cehennemde ebedî kalacaklardır. Müminun Suresi, 104. Ayet Okunuşu Telfehu vucûhehumu-nnâru vehum fîhâ kâlihûne Anlamı Ateş yüzlerini yalar ve onlar orada sırıtır kalırlar. Neml 90 Neml Suresi, 90. Ayet Okunuşu Vemen câe bi-sseyyi-eti fekubbet vucûhuhum fî-nnâri hel tuczevne illâ mâ kuntum ta’melûne Anlamı Kimler de kötü amel getirirse, yüzüstü ateşe atılırlar. Onlara, “Ancak yaptıklarınızın karşılığını görüyorsunuz” denir. Ankebut 24 Ankebut Suresi, 24. Ayet Okunuşu Femâ kâne cevâbe kavmihi illâ en kâlû-ktulûhu ev harrikûhu feencâhuAllâhu mine-nnâric inne fî żâlike leâyâtin likavmin yu/minûne Anlamı İbrahim’in kavminin cevabı, “Onu öldürün veya yakın” demekten ibaret oldu. Allah da onu ateşten kurtardı. Şüphesiz bunda inanan bir toplum için ibretler vardır. Ahzab 66 Ahzab Suresi, 66. Ayet Okunuşu Yevme tukallebu vucûhuhum fî-nnâri yekûlûne yâ leytenâ eta’naAllâhe veeta’nâ-rrasûlâ Anlamı Yüzlerinin ateşte bir yandan bir yana döndürüleceği gün, “Keşke Allah’a ve Resûl’e itaat edeydik” diyecekler. Fatır 36, 37 Fatır Suresi, 36 ve 37. Ayetler Okunuşu Velleżîne keferû lehum nâru cehenneme lâ yukdâ aleyhim feyemûtû velâ yuḣaffefu anhum min ażâbihâc keżâlike neczî kulle kefûrin Anlamı 36 İnkâra saplanmış olanlara gelince, onlar için cehennem ateşi vardır. Ne haklarında ölüm kararı verilir ki ölüp de azaptan kurtulsunlar. Ne de tattıkları azaptan en küçük bir eksiltme ve hafifletme olur. Biz, Allah’ı ve nimetlerini inkâr eden her nankörü işte böyle cezalandırırız. Okunuşu Vehum yastariḣûne fîhâ rabbenâ aḣricnâ na’mel sâlihan ġayra-lleżî kunnâ na’meluc eve lem nu’ammirkum mâ yeteżekkeru fîhi men teżekkera vecâekumu-nneżîrus feżûkû femâ lizzâlimîne min nasîrin Anlamı 37 Orada avazlarının çıktığı kadar yüksek sesle feryat edecekler “Rabbimiz! Ne olur, bizi buradan çıkar ve dünyaya geri gönder de, daha önce yaptıklarımızın yerine sâlih ameller işleyelim!” Allah da onlara “Size, düşünüp öğüt alacak bir kişinin, düşünüp öğüt alabileceği bir ömür vermedik mi? Hem size uyarıcı bir peygamber de gelmişti. O halde tadın azabı! Artık zâlimler için hiçbir yardımcı yoktur” buyuracak. Saffat 1 … 10 Okunuşu 1 Ve-ssâffâti saffân 2 Fe-zzâcirâti zecrân 3 Fe-ttâliyâti żikrân 4 İnne ilâhekum levâhidun 5 Rabbu-ssemâvâti vel-ardi vemâ beynehumâ ve rabbu-lmeşâriki 6 İnnâ zeyyennâ-ssemâe-ddunyâ bizînetinilkevâkibi 7 Ve hifzan min kulli şeytânin mâridin 8 Lâ yessemme’ûne ilâ-lmele-i-l-a’lâ veyukżefûne min kulli cânibin 9 Duhûrâans velehum ażâbun vâsibun 10 İllâ men ḣatife-lḣatfete feetbe’ahu şihâbun śâkibun Anlamı 1 Yemin olsun saf saf dizilenlere, 2 Haykırıp sürenlere, 3 Zikir okuyanlara ki, 4 Sizin ilâhınız tek bir ilâhtır. 5 O, göklerin, yerin ve bunlar arasında bulunan her şeyin Rabbi, aynı şekilde doğuların da Rabbidir. 6 Şüphesiz biz yere en yakın göğü muhteşem güzelliklerle, parlak birer inci demeti gibi ışıldayan yıldızlarla süsledik. 7 O göğü her türlü azgın ve isyânkâr şeytana karşı koruduk. 8 Bu sebepledir ki onlar yükselip yüce melekler meclisini dinleyemezler. Her ne zaman dinlemeye kalkışsalar, her taraftan alevli yıldızlarla taşlanırlar. 9 Son derece alçaltılmış, onurları kırılmış bir halde oradan kovulup atılırlar. Hem onlar için devamlı bir azap vardır. 10 Ancak kulak hırsızlığıyla meleklerin konuşmalarından bir şey kapan olursa, onu da derhal yakıcı ve delip geçici bir ışın kovalayıp yok eder. Zümer 16, 19 Zümer Suresi; 16. Ayet Okunuşu Lehum min fevkihim zulelun mine-nnâri vemin tahtihim zulelunc żâlike yuḣavvifuAllâhu bihi ibâdehuc yâ ibâdi fettekûni Anlamı Onlar için üstlerinde ateşten katmanlar, altlarında ateşten katmanlar vardır. İşte Allah, kullarını bununla korkutur. Ey kullarım, bana karşı gelmekten sakının. Zümer Suresi; 19. Ayet Okunuşu Efemen hakka aleyhi kelimetu-l’ażâbi efeente tunkiżu men fî-nnâri Anlamı Hakkında azap kararı kesinleşmiş kişi, hiç kendisine cennet müjdelenen gibi olur mu? Şimdi, ateş örtüleri içinde kalmış kimseyi oradan sen mi kurtaracaksın? Mümin 6, 72 Mümin Suresi; 6. Ayet Okunuşu Ve keżâlike hakkat kelimetu rabbike alâ-lleżîne keferû ennehum ashâbu-nnâri Anlamı Rabbinin inkâr edenler hakkındaki “Onlar ateşin yârân ve yoldaşlarıdır” sözü gerçekleşmiş olacak. Mümin Suresi; 72. Ayet Okunuşu Fî-lhamîmi śümme fî-nnâri yuscerûne Anlamı Kaynar suyun içine! Sonra da ateşte cayır cayır yakılacaklar. Fussilet 40 Fussilet Suresi; 40. Ayet Okunuşu İnne-lleżîne yulhidûne fî âyâtinâ lâ yaḣfevne aleynâk efemen yulkâ fî-nnâri ḣayrun emmen ye/tî âminen yevme-lkiyâmetic i’melû mâ şi/tums innehu bimâ ta’melûne basîrun Anlamı Âyetlerimiz konusunda doğru yoldan sapanlar bize asla gizli kalmaz. Düşünün bakalım; kıyâmet günü ateşin içine atılan mı daha iyidir, yoksa büyük duruşmaya tam bir güven içinde gelen mi? İstediğinizi yapın; hiç şüphe yok ki O, bütün yaptıklarınızı görmektedir. Duhan 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50 Duhan Suresi; 43, 44, 45, 46, 47, 48, 49, 50. Ayetler 43 İnne şecerate-zzakkûmi44 Ta’âmu-l-eśîmi45 Kelmuhli yaġlî fî-lbutûni46 Keġalyi-lhamîmi47 Ḣużûhu fa’tilûhu ilâ sevâ-i-lcahîmi48 Śumme subbû fevka ra/sihi min ażâbi-lhamîmi49 Żuk inneke ente-l’azîzu-lkerîmu50 İnne hâżâ mâ kuntum bihi temterûne Anlamı 43 Doğrusu zakkûm ağacı,44 O günahkâr kâfirlerin yiyeceği Eritilmiş maden gibidir; karınlarda Kaynar suyun fokurdayışı Ey zebânîler! Tutun onu, kızgın alevli cehennemin ortasına sürükleyin!”48 “Sonra da azap olarak başından aşağı kaynar suyu dökün!”49 Tat, bakalım; hani sen kendince güya üstündün, şerefliydin!50 İşte hakkında şüphelenip durduğunuz gerçek buydu! Muhammed 15 Muhammed Suresi; 15. Ayet Okunuşu Meśelu-lcenneti-lletî vu’ide-lmuttekûnes fîhâ enhârun min mâ-in ġayri âsinin ve enhârun min lebenin lem yeteġayyer ta’muhu ve enhârun min ḣamrin leżżetin lişşâribîne ve enhârun min aselin musaffâens velehum fîhâ min kulli-śśemerâti ve maġfiratun min rabbihims kemen huve ḣâlidun fî-nnâri ve sukû mâen hamîmen fekatta’a em’âehum Anlamı Allah’a karşı gelmekten sakınanlara söz verilen cennetin durumu şöyledir Orada bozulmayan su ırmakları, tadı değişmeyen süt ırmakları, içenlere zevk veren şarap ırmakları ve süzme bal ırmakları vardır. Orada onlar için meyvelerin her çeşidi vardır. Rablerinden de bağışlama vardır. Bu cennetliklerin durumu, ateşte temelli kalacak olan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu? Necm 1 Necm Suresi; 1. Ayet Okunuşu Ve-nnecmi iżâ hevâ Anlamı İnmekte olan yıldıza yemin olsun ki Kamer 4 Kamer Suresi; 4. Ayet Okunuşu Ve lekad câehum mine-l-enbâ-i mâ fîhi muzdecerun Anlamı Andolsun, onlara içinde caydırıcı tehditlerin bulunduğu haberler geldi. Rahman 31, 32, 33, 34, 35 Rahman Suresi; 31. Ayet Okunuşu Senefruġu lekum eyyuhâ-śśekalâni Anlamı Yakında sizi de hesaba çekeceğiz, ey cinler ve insanlar! Rahman Suresi; 32. Ayet Okunuşu Febi-eyyi âlâ-i rabbikumâ tukeżżibâni Anlamı O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz? Rahman Suresi; 33. Ayet Okunuşu Yâ ma’şera-lcinni vel-insi ini-steta’tum en tenfużû min aktâri-ssemâvâti vel-ardi fenfużûc lâ tenfużûne illâ bisultânin Anlamı Ey cin ve insan toplulukları! Göklerin ve yerin uçlarından bucaklarından geçip gitmeye gücünüz yeterse geçip gidin. Büyük bir güç olmadıkça geçip gidemezsiniz. Rahman Suresi; 34. Ayet Okunuşu Febi-eyyi âlâ-i rabbikumâ tukeżżibâni Anlamı O hâlde, Rabbinizin hangi nimetlerini yalanlıyorsunuz? Rahman Suresi; 35. Ayet Vakıa 51, 52, 53, 54 Vakıa Suresi; 51. Ayet Okunuşu Śumme innekum eyyuhâ-ddâllûne-lmukeżżibûne Anlamı Sonra, siz ey sapıklar, yalanlayanlar! Vakıa Suresi; 52. Ayet Okunuşu Leâkilûne min şecerin min zakkûmin Anlamı O zakkûm ağacının meyvesinden mutlaka yiyeceksiniz. Vakıa Suresi; 53. Ayet Okunuşu Femâli-ûne minhâ-lbutûne Anlamı Karınlarınızı ondan dolduracaksınız. Vakıa Suresi; 54. Ayet Okunuşu Feşâribûne aleyhi mine-lhamîmi Anlamı Üstüne de o kaynar sudan içeceksiniz. Mülk 5 Mülk Suresi; 5. Ayet Okunuşu Ve lekad zeyyennâ-ssemâe-ddunyâ bimesâbîha ve ce’alnâhâ rucûmen lişşeyâtînis ve a’tednâ lehum ażâbe-sse’îri Anlamı Andolsun biz, en yakın göğü kandillerle donattık. Onları şeytanlara atılan taşlar yaptık ve ahirette de onlara alevli ateş azabını hazırladık. Cin 8, 9, 14, 15 Cin Suresi; 8. ve 9. Ayetler Okunuşu 8 Ve ennâ lemesnâ-ssemâe fevecednâhâ muli-et harasen şedîden ve şuhubân 9 Ve ennâ kunnâ nak’udu minhâ mekâ’ide lissem’is femen yestemi’i-l-âne yecid lehu şihâben rasadân Anlamı 8 Doğrusu biz, melekleri dinlemek için göğe yükselmek istedik. Bir de ne görelim Orası sert ve güçlü bekçilerle, alev fışkırtan mermilerle dopdolu. 9 Oysa önceleri biz, haber dinlemek için orada oturacak yerler bulup otururduk. Fakat şimdi, Kur’an inmeye başladıktan sonra, artık kim göğe çıkıp melekleri dinlemeye kalksa, kendisini gözetleyen bir alev topuyla karşılaşıyor! Cin Suresi; 14. ve 15. Ayetler Okunuşu 14 Ve ennâ minnâ-lmuslimûne ve minnâ-lkâsitûnes femen esleme feulâ-ike teharrav raşedân 15 Ve emâ-lkâsitûne fekânû licehenneme hatabân Anlamı 14 İçimizde Allah’a teslimiyet yolunu seçenler de var, doğru yolu terk eden zâlimler de. Kim teslimiyet yolunu seçip Allah’ın emirlerine boyun eğerse, işte onlar doğru yolu arayıp bulmuş olanlardır. 15 Doğru yolu terk eden zâlimler ise cehenneme odun olacaklardır. Buruc 10 Buruc Suresi; 10. Ayet Okunuşu İnne-lleżîne fetenû-lmu/minîne velmu/minâti śümme lem yetûbû felehum ażâbu cehenneme ve lehum ażâbu-lharîki Anlamı Şüphesiz mü’min erkeklerle mü’min kadınlara işkence edip, sonra da tövbe etmeyenlere; cehennem azabı ve yangın azabı vardır. Tarık 1, 2, 3 Tarık Suresi; 1, 2 ve 3. Ayetler Okunuşu 1 Ve-ssemâ-i ve-ttâriki 2 Vemâ edrâke mâ-ttâriku 3 Ennecmu-śśâkibu Anlamı 1 Göğe ve târıka andolsun. 2 Târıkın ne olduğunu sen ne bileceksin? 3 O, ışığıyla karanlığı delen yıldızdır. Leyl 14,15, 16 Leyl suresi; 14, 15 ve 16. Ayetler Okunuşu 14 Fe-enżertukum nâran telezzâ 15 Lâ yaslâhâ illâ-l-eşkâ 16 Elleżî keżżebe ve tevellâ Anlamı 14 Sizi alevler saçan ateşe karşı uyardım. 15, 16 O ateşe, ancak yalanlayıp yüz çeviren en bedbaht kimse girer. Hümeze 4, 5, 6, 7, 8 Hümeze Suresi; 4, 5, 6, 7 ve 8. Ayetler Okunuşu 4 Kellâs leyunbeżenne fî-lhutameti 5 Vemâ edrâke mâ-lhutametu 6 NâruAllâhi-lmûkadetu 7 Elletî tettali’u alâ-l-ef-ideti 8 İnnehâ aleyhim mu/sadetun Anlamı 4 Hayır! Öyle zannetmesin! Mutlaka o Hutame’ye Hutame’nin ne olduğunu bilir misin?6 O, Allah’ın tutuşturulmuş Bir ateş ki, acısı tâ gönüllere işleyip Bu ateş, bir daha asla çıkamayacakları halde onların üzerine kapatılıp kilitlenecek. Tesirli Dualar GOOGLE NEWS’te Abone Ol & Takip Et Okuduklarını nasıl buldun?
Meal Ayet Arapça وَلَا يَحْسَبَنَّ الَّذ۪ينَ يَبْخَلُونَ بِمَٓا اٰتٰيهُمُ اللّٰهُ مِنْ فَضْلِه۪ هُوَ خَيْرًا لَهُمْۜ بَلْ هُوَ شَرٌّ لَهُمْۜ سَيُطَوَّقُونَ مَا بَخِلُوا بِه۪ يَوْمَ الْقِيٰمَةِۜ وَلِلّٰهِ م۪يرَاثُ السَّمٰوَاتِ وَالْاَرْضِۜ وَاللّٰهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَب۪يرٌ۟ Türkçe Okunuşu * Velâ yahsebenne-lleżîne yebḣalûne bimâ âtâhummuAllâhu min fadlihi huve ḣayran lehums bel huve şerrun lehums seyutavvakûne mâ baḣilû bihi yevme-lkiyâmetik veliAllâhi mîrâśu-ssemâvâti vel-ardik vaAllâhu bimâ ta’melûne ḣabîrun 1. Ömer Çelik Meali Allah’ın, lûtfundan kendilerine bol bol verdiği nimetleri O’nun yolunda harcama hususunda cimrilik edenler, bunun kendileri haklarında hayırlı olduğunu sanmasınlar. Aksine bu onlar için pek fenâ bir durumdur. Çünkü cimrilik ettikleri şeyler kıyâmet günü boyunlarına dolanacaktır. Kaldı ki, göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. Allah bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. 2. Diyanet Vakfı Meali Allah'ın, kereminden kendilerine verdiklerini infakta cimrilik gösterenler, sanmasınlar ki o, kendileri için hayırlıdır; tersine bu onlar için pek fenadır. Cimrilik ettikleri şey de kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır. 3. Diyanet İşleri Eski Meali Allah'ın bol nimetinden verdiklerinde cimrilik edenler, sakın bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar, bilakis bu onların kötülüğünedir. Cimrilik yaptıkları şey, kıyamet günü boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah işlediklerinizden haberdardır. 4. Diyanet İşleri Yeni Meali Allah’ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır! O kendileri için bir şerdir. Cimrilik ettikleri şey kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. 5. Elmalılı Hamdi Yazır Meali Allah'ın, kendilerine lütfundan verdiği nimetlere karşı cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır o, kendileri için şerdir. Cimrilik ettikleri şey, kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'a aittir. Allah yaptıklarınızdan haberdardır. 6. Elmalılı Meali Orjinal Meali Allahın fazlından kendilerine bahşettiği şey'e bahillik edenler sakın onu kendilerine hayırlı sanmasınlar hayır o, onlar için bir şerdir, yarın kıyamet günü o kıskandıkları mal boyunlarına tomruk edilecek kaldı ki Göklerin ve Yerin mirası hep Allahın ve Allah her ne yaparsanız haberdardır 7. Hasan Basri Çantay Meali Allahın fazl -u kereminden kendilerine verdiğini sarf-u infakda cimrilik edenler zinhar bunun, kendileri için bir hayır olduğunu sanmasın lar. Bilakis bu, onlar için bir serdir. Onların cimrilik etdikleri şey kıyaamet günü boyunlarına dolanacakdır. Göklerin ve yerin mîrâsı Allahındır. Allah ne yaparsanız hepsinden hakkıyle haberdârdır. 8. Hayrat Neşriyat Meali Allah'ın, kendilerine ihsânından verdiği şeylerde cimrilik edenler de, onu kendileri için sakın bir hayır sanmasınlar! Bil'akis o, onlar için bir şerdir. O cimrilik ettikleri şeyler, kıyâmet günü boyunlarına dolanacaktır. Hem göklerin ve yerin mîrâsı Allah'ındır mülk, umûmen O'nundur. Ve Allah, yapmakta olduklarınızdan hakkıyla haberdardır. 9. Ali Fikri Yavuz Meali Allah'ın, fazlından kendilerine verdiği şeye bahilik cimrilik edenler, hiç bir zaman onu kendilerine hayır sanmasınlar. Aksine bu, kendileri için bir şerdir. Onların cimrilik ettikleri şey, kıyamet günü boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mîrası Allah'ındır. Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. 10. Ömer Nasuhi Bilmen Meali Allah Teâlâ'nın kendilerine fazlından olarak verdiği şeyde cimrilik edenler bunun kendileri için bir hayır olduğunu sanmasınlar. Hayır... Bu onlar için bir şerdir. O cimrilik ettikleri şey, Kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Ve göklerin ve yerin mirası Allah Teâlâ içindir. Ve Hak Teâlâ yaptığınız her şeyden tamamıyla haberdardır. 11. Ümit Şimşek Meali Allah'ın lütfuyla kendilerine verdiği şeyde cimrilik edenler de bunu kendileri için hayır sanmasınlar. Aslında o kendileri için bir şerdir. Cimrilik ettikleri şey, kıyamet gününde onların boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah'ındır. Allah ise sizin yaptıklarınızdan haberdardır. 12. Yusuf Ali English Meali And let not those who covetously withhold of the gifts which Allah Hath given them of His Grace, think that it is good for them Nay, it will be the worse for them soon shall the things which they covetously withheld be tied to their necks Like a twisted collar, on the Day of Judgment. To Allah belongs the heritage of the heavens and the earth; and Allah is well-acquainted with all that ye do. Sadece meal okumak ile Kur'ân-ı Kerim'in bir çok âyetinin anlaşılması mümkün değildir. Mutlaka bir tefsire başvurulması gerekir. Âl-i İmrân Sûresi 180. ayetinin tefsiri için tıklayınız * Türkçe okunuşlarından Kur'an-ı Kerim okumak uygun görülmemektedir. Ayetler Türkçe olarak arandıkları için sitemize eklenmiştir.
❬ Önceki Sonraki ❭ Your browser doesn’t support HTML5 audio وَلَا يَحْسَبَنَّ ٱلَّذِينَ يَبْخَلُونَ بِمَآ ءَاتَىٰهُمُ ٱللَّهُ مِن فَضْلِهِۦ هُوَ خَيْرًا لَّهُم ۖ بَلْ هُوَ شَرٌّ لَّهُمْ ۖ سَيُطَوَّقُونَ مَا بَخِلُوا۟ بِهِۦ يَوْمَ ٱلْقِيَٰمَةِ ۗ وَلِلَّهِ مِيرَٰثُ ٱلسَّمَٰوَٰتِ وَٱلْأَرْضِ ۗ وَٱللَّهُ بِمَا تَعْمَلُونَ خَبِيرٌ Ve lâ yahsebennellezîne yebhalûne bi mâ âtâhumullâhu min fadlıhî huve hayran lehum, bel huve şerrun lehum se yutavvekûne mâ bahilû bihî yevmel kıyâmehkıyâmeti, ve lillâhi mîrâsus semâvâti vel ardardı, vallâhu bi mâ ta’melûne habîrhabîrun. Allah’ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır! O kendileri için bir şerdir. Cimrilik ettikleri şey kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. Türkçesi Kökü Arapçası وَلَا sanmasınlar ح س ب يَحْسَبَنَّ kimseler الَّذِينَ cimrilik edenler ب خ ل يَبْخَلُونَ ne ki بِمَا kendilerine vermiştir ا ت ي اتَاهُمُ Allah اللَّهُ -ndan مِنْ lütfu- ف ض ل فَضْلِهِ o هُوَ hayırlıdır خ ي ر خَيْرًا kendileri için لَهُمْ hayır bilakis بَلْ o هُوَ şerlidir ش ر ر شَرٌّ kendileri için لَهُمْ boyunlarına dolandırılacaktır ط و ق سَيُطَوَّقُونَ şeyler مَا cimrilik ettikleri ب خ ل بَخِلُوا onunla بِهِ günü ي و م يَوْمَ kıyamet ق و م الْقِيَامَةِ Allah’ındır وَلِلَّهِ mirası و ر ث مِيرَاثُ göklerin س م و السَّمَاوَاتِ ve yerin ا ر ض وَالْأَرْضِ Allah وَاللَّهُ ne ki بِمَا yapıyorsunuz ع م ل تَعْمَلُونَ haber alandır خ ب ر خَبِيرٌ Diyanet İşleri Başkanlığı Allah’ın kendilerine lütfundan verdiği nimetlerde cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır! O kendileri için bir şerdir. Cimrilik ettikleri şey kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah’ındır. Allah, yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. Diyanet Vakfı Allah´ın, kereminden kendilerine verdiklerini infakta cimrilik gösterenler, sanmasınlar ki o, kendileri için hayırlıdır; tersine bu onlar için pek fenadır. Cimrilik ettikleri şey de kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah´ındır. Allah bütün yaptıklarınızdan haberdardır. Elmalılı Hamdi Yazır Sadeleştirilmiş Allah´ın bol nimetinden kendilerine verdiği şeye cimrilik edenler sakın onu kendilerine hayırlı sanmasınlar. Hayır, o, onlar için bir şerdir. Kıyamet gününde o kıskandıkları mal, boyunlarına tomruk edilecek. Kaldı ki, göklerin ve yerin mirası hep Allah´ındır ve Allah, bütün yaptıklarınızdan haberdardır. Elmalılı Hamdi Yazır Allah´ın, kendilerine lütfundan verdiği nimetlere karşı cimrilik edenler, bunun, kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır o, kendileri için şerdir. Cimrilik ettikleri şey, kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah´a aittir. Allah yaptıklarınızdan haberdardır. Ali Fikri Yavuz Allah’ın, fazlından kendilerine verdiği şeye bahilik cimrilik edenler, hiç bir zaman onu kendilerine hayır sanmasınlar. Aksine bu, kendileri için bir şerdir. Onların cimrilik ettikleri şey, kıyamet günü boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mîrası Allah’ındır. Allah, bütün yaptıklarınızdan hakkıyla haberdardır. Elmalılı Hamdi Yazır Orijinal Allahın fazlından kendilerine bahşettiği şey´e bahillik edenler sakın onu kendilerine hayırlı sanmasınlar hayır o, onlar için bir şerdir, yarın kıyamet günü o kıskandıkları mal boyunlarına tomruk edilecek kaldı ki göklerin ve yerin mirası hep Allahın ve Allah her ne yaparsanız haberdardır Fizilal-il Kuran Allah´ın lütuf olarak bağışladığı şeylerde cimrice davrananlar sakın bu tutumlarının kendileri hesabına hayırlı olduğunu sanmasınlar. Tersine bu, onlar hesabına kötüdür. Cimrilikle yanlarında tuttukları mal kıyamet günü boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yeryüzünün mirası Allah´a aittir. Hiç kuşkusuz Allah yaptıklarınızdan haberdardır. Hasan Basri Çantay Allahın fazl -u kereminden kendilerine verdiğini sarf-u infakda cimrilik edenler zinhar bunun, kendileri için bir hayır olduğunu sanmasın lar. Bilakis bu, onlar için bir serdir. Onların cimrilik etdikleri şey kıyaamet günü boyunlarına dolanacakdır. Göklerin ve yerin mîrâsı Allahındır. Allah ne yaparsanız hepsinden hakkıyle haberdârdır. İbni Kesir Allah´ın fazl-ı kereminden verdiği şeylerde cimrilik edenler; bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Bilakis bu, onlar için şerlidir. Cimrilik ettikleri şey; kıyamet günü boyunlarına dolanacaktır. Göklerin ve yerin mirası Allah´ındır. Ve Allah, işlediğiniz şeylerden haberdardır. Ömer Nasuhi Bilmen Allah Teâlâ´nın kendilerine fazlından olarak verdiği şeyde cimrilik edenler bunun kendileri için bir hayır olduğunu sanmasınlar. Hayır... Bu onlar için bir şerdir. O cimrilik ettikleri şey, Kıyamet gününde boyunlarına dolanacaktır. Ve göklerin ve yerin mirası Allah Teâlâ içindir. Ve Hak Teâlâ yaptığınız her şeyden tamamıyla haberdardır. Tefhim-ul Kuran Allah´ın, bol ihsanından kendilerine verdiği şeylerde cimrilik edenler, bunun kendileri için hayırlı olduğunu sanmasınlar. Hayır; bu, onlar için şerdir; kıyamet günü, cimrilik ettikleriyle tasmalandırılacaklardır. Göklerin ve yerin mirası Allah´ındır. Allah yaptıklarınızdan haberi olandır.
ali imran suresi 180 ayet okunuşu