senin gibi şaheseri! sevgilim! ömür diliyorum senden. anlatılmazlığını,üç beş satırla. anlatmaya çalışmak ne saçma! varlığın,kul koleksiyonumda. en bulunmaz nimet, sanahtarımı astım kalbine. beni kilitle ve asla açma. GezdimGördüm Sevdim. birçokşey Ekim 18, 2020. Merhabalar sevgili arkadaşlarım,Ilk gezi yazımı yazacağım biraz heyecanlıyım. Gezmeyi çok seviyorum gezme kelimesi geçerse hasta bile olsam mühim değil hemen iyileşirim. Annem bu yüzden hastalıklarıma asla inanmazdı iştahı da kesilmeyen biriyim ama çok mızmız oluyorum X-men ve Fantastic Four gibi kült çizgi romanların başyazarı, bu kez Adam Blake takma adıyla okurların karşısına çıkıyor. İsa'nın ölümüyle ilgili bildiğiniz her şey bir yalan! 22.03.2012 tarihde farklı sitelerde kitabın fiyatı: Okuoku: 21,00 TL. Kitapadresi: 21,00 TL. Kitapyurdu: 21,12 TL. DR: 21,99 TL. 1.fotoğrafsız adamlarla vakit kaybetmeyin-Firuz tavsiyesi. 2.iki üç yazışmadan sonra hemen bir kahve için buluşun. 3.asla ve kat'a onun arabasıyla gitmeyin-şiddetli tavsiye. 4.öğle yemeği için bile alkol almayın onun da almasına olanak vermeyin. 5.fotoğraflardan alakasız birisi çıkmasına hazırlanın-daha iyi çıkarsa size Fahid, ailesi katledildikten sonra korsan gemilerinde köle olarak büyümüştür. Haliyle yaşadığı hayat yüzünden, katı ve duygusuz bir genç adam olmuştur. Fakat köle olarak satıldığı ailenin küçük kızı Ayrin ile tanıştığında, unuttuğu tüm duygular tekrar ortaya çıkar. Ta ki küçük kız kaçırılıp, kayıplara EUYd. Merhaba kitap kurdu arkadaşlarım, kitap okumayı seven birisi olarak yıllardır içimde bir ukde olan, okuduğum kitapların önemli yerlerinin altını çizmek istemişimdir. Ama bir türlü içim el verip o güzelim kitapları çizemedim. Çizmeyi bırakın yapraklarının bükülmesine, katlanıp okunmasına dahi izin vermedim. Taki geçen haftaya kadar! Kitabın altını çizerek okumanın bir gün beni üzeceği hiç aklıma gelmemişti. Geçen gün bir makalemde, okuduğum kitabın birinden alıntı yapacaktım ama bir türlü hangi kitap ve sayfası olduğu aklıma gelmedi. Artık The Witcher – Son Dilek kitabından başlayarak önemli cümlelerin altını kurşun kalem ile çiziyorum. Çiziyorum ama gelin bana sorun… O satırların altını ilk kez çizerken sanki kalbim parçalandı, ellerim titredi yapamayacak gibi oldum derken bir anda çizdim gitti. O an omuzlarımdan büyük bir yük kalktı. O ilk çizikten sonra kitabı daha çok benimsedim, daha fazla kişileştirdim kitabı kendime. Sanki kitap benim bir parçam gibi oldu arkadaşlar. Düşünün öldüğünüz zaman çocuğunuz veya torununuz ya da herhangi biri okuduğunuz kitapları okumaya başladığı zaman, altı çizilen cümleleri okumaya başlayınca, benim duygu ve düşüncelerimi hissedecek. Ben Dünya da olmadığım halde fikirlerim olacak, yıllar sonra bile hatırlanıyor olacağım. Kitap sayfalarını çizerek okumak Yukarıda ki düşüncelerin sıcaklığı ile artık kitap konusunda yeni bir başlangıç yaptım arkadaşlar. Ama hala kitaplarımı kimse ile paylaşamıyorum ve bunu asla değiştirmeyeceğim çünkü onlarca kitabım geri gelmedi. Gelenlerde 1-2 yıl sonra yırtılmış veya zarar görmüş şekilde geldi. Neden böyle zarar verdim diyince de ” bir kitap ne söyleniyorsun yenisi alırız ” dediler. O zaman adama sormazlar mı alacak durumun varsa neden sende kitap almıyorsun? Alıyorsan neden aldığın gibi getirmiyorsun? Neyse şuan tek sorunum yazıların altını çizerken kırmızı kurşun kalem mi yoksa normal kurşun kalem mi kullansam? Karar veremedim. Altını Çizerek Okumanın Yararları Önemli cümlelerin aktını çizdiğimiz zaman geri bulması kolay oluyor. Altı çizilen cümleleri bir kaç yıl sonra görse dahi hatırlayacaklardır. Eğer sizde benim gibi bir blogger sanız alıntılar için altını çizmek işinize çok yarayacaktır. Geleceğe bir not düşersiniz. Altını Çizerek Okumanın Zararları Sanırım hiç bir zaman kurtulamayacağım, kitaba zarar vermek duygusunu yaşayabilirsiniz. Başkasından ödünç kitap alıp okuyamazsınız. Satırların altını sürekli gereksiz yere çizenler için zaman kaybına sebep olur. Okumanın ahengini bozar. Yanınızda devamlı kalem taşımak zorunda kalabilirisiniz. Kalem yerine post it kullanabilirisiniz. Daha sonra altını çizersiniz. SONUÇ Ne olursa olsun ister altını çizin ister çizmeyin ama okumaktan vazgeçmeyelim arkadaşlar. Okuyalım, okutalım… Bu Yazıya Tepkin Ne Oldu ? Benzer Şikayetler 88görüntüleme1 hafta önce Çözüldü Benim Hocam Yayınevi Benim Hocam Yayınevi Havale İle Ödemesi Yapılmış Siparişlerin Ödeme Bilgisi Sayfada Yok. Benim Hocam Yayıncılıktan 8 kitap siparişi verdim. 376 TL ödemesi vardı, havale yoluyla yaptım. Ancak ödeme yapmama rağmen halen ödeme yapılmadı belir...Devamını oku Yeter'in Teşekkür Mesajı1 hafta önce “Sorunu kısa sürede çözdüler. Siparişimde hızlı bir şekilde ulaştı. Teşekkür ederim.” 482görüntüleme13 Haziran 1618 Çözüldü Benim Hocam Yayınevi Benim Hocam Yayınevi Eksik Kitap Gönderildi. Ben Benim Hocam genel kültür genel yetenek seti sipariş etmiştim. Bugün elime ulaştı fakat matematik ders notu kitabı eksik. Lütfen gereğini yapın ve ...Devamını oku Sevda'nın Teşekkür Mesajı13 Haziran 1618 “Teşekkürler” 53görüntüleme18 Mayıs 0131 Çözüldü Benim Hocam Yayınevi Benim Hocam Yayınevi 5 Gün Önceki Siparişlerim 5 Gün Önce verdiğim 7 adet sipariş hala tedarik aşamasında. Ve teslimata son 2 gün kaldı. Siparişimin hemen elimde olması gerekiyor ilgilenirseniz çok...Devamını oku Nazlı'nın Teşekkür Mesajı18 Mayıs 0131 “Geç geldi ama yine teşekkür ederim.” 39görüntüleme03 Mayıs 1231 Benim Hocam Yayınevi Basım Hatalı Kitaplarımdan Birinin Gönderilip Birinin Gönderilmemesi Neredeyse bir ay önce Benim Hocam sitesi üzerinden 4 kitap aldım. 2'si basım hatalı geldi. Siteden üye olmadan devam ettim mailime de sipariş numarası gelmedi. İletişime geçtiğimde sadece tarih kitabını geri gönderdiler matematiği göndermediler sebebi de sipariş numarası olmamasıymış. Faturamda hang...Devamını oku 73görüntüleme18 Nisan 1149 Benim Hocam Yayınevi Kargom Teslim Edilmediği Halde Teslim Edildi Gösterildi, Kargom Kayıp 3 Nisan tarihinde 2 adet kitap sipariş ettim. 5 Nisan tarihinde Aras Kargo çalışanı beni aradı; kargonuzu getirdim dedi, evde olmadığımız için şubeye bırakacağı ve bende şubeden alacağım yönünde anlaştık. Ardından telefonuma kargonuz şahsınıza teslim edilmiştir diye SMS geldi, bu SMS'i önemsemedim, ...Devamını oku 106görüntüleme07 Mart 0857 Benim Hocam Yayınevi Kitap Siparişi Verdim Benim Hocam Yayınevi uygulaması üzerinden kitap sipariş verdim kaç gün etti ne bir bilgi ne kargo takip ne de uygulama da bir şeyler tıklayabiliyorum. Bu ne saçma bir yayınevi. Paramın iadesini istiyorum hemen bir daha asla kitap almam bu ne duyarsızlık!Devamını oku 241görüntüleme13 Şubat 1845 Benim Hocam Yayınevi Sorunumun Çözülmemesi Benim Hocam yayınlarından 2022. Tarihinde 4kitap sipariş ettim. Sipariş numaramı bilmiyorum kargomun durumunu merak ettiğim için siteye girdim fakat şifremin veya e posta adresimin yanlış olduğu söylendi doğru girmeme rağmen bunun üzerine e mailime yeni şifre linki göndermeleri için şifremi u...Devamını oku 229görüntüleme11 Şubat 1132 Benim Hocam Yayınevi Ödeme Yaptığım Halde Yapmamış Gözüküyor Benim Hocam sitesinden kitap aldım. Ödemeyi yaptığım halde ödenmemiş olarak görüyor. Zaten iade isteğim reddedildi. Ama kartımdan para çekildi. Ben bu çekilen parayı görebiliyorum. Zaten ödemesem nasıl sipariş oluşturabilirim para bana geri iade edilmediği takdirde gerekli mercilere başvuru yapacağı...Devamını oku 196görüntüleme02 Şubat 1840 784LP7392R Numaralı Benim Hocam Yayın Evinden Kitap Tedarik Edilmedi 784LP7392R Benim Hocam yayıncılıktan kitap siparişi ettim 4 gündür daha da tedarik ediliyor. Yazısı var ne yapabilirim arıyorum cevap veren kimse de yok yardım ederseniz çok sevinirim. Şimdiden çok teşekkür ederim. Efendim iyi çalışmalar iyi günler dilerimDevamını oku 274görüntüleme25 Ocak 1414 Benim Hocam Yayınevi Verilen Siparişte Ödeme Yapılmadı Hatası 854JA5863D sipariş numarası ile Benim Hocam Yayıncılıktan 2 kitap siparişi ve ödemesini ise havale yoluyla yaptım. Ancak ödeme yapmama rağmen halen ödeme yapılmadı belirtilmektedir. Hiçbir şekilde ulaşılmıyor telefonlarına. Ödeme işlemlerinde bir problem mi oldu? Neden halen ödeme yapılmadı görünüyo...Devamını oku Markanın En Popüler Konuları kinyas ve kayra hakan günday herkesin kendine göre bir şeyi var. ne yapmak istediğini bilememek kadar acı verici bir şey daha yoktur. kadın suratını boyar; çünkü suratı kendisine değil, güzelliğini takdir edecek olan erkeğe aittir. kimse kendi yarattığı bir boku boyamaz. en kötü kabus bile iyidir hayatın kendisinden. "kitaplarımı asla okumam. ilgilendirmiyorlar beni. edebiyata büyük bir yeteneğim var ama ona inanmıyorum." louis-ferdinand celine üçüncü dünya ülkelerinde rütbe yoktur. tanrı ve kulları vardır. resmi kurumlar tanımlayamadıkları her şeyden korkarlar. eğer herhangi bir devlet, karşısına çıkan canlı hakkında bir bilgi kırıntısına sahip değilse deliye döner. kendini tecavüze uğramış gibi hisseder. otorite sadece bilinenler üzerinde kurulduğu için, tanınmayanlar doğal düşmanlardır. yeterli miktarda komisyonla banka şubelerine yaptırılmayacak iş yoktur dünyada. hiçbir yere ait olmayanları iyi tanırım. her yere aitmiş gibi davranırlar. bitkilerin hayatının insanlarınkinden çok daha ilginç olduğuna eminim. en azından onlarda karakter denilen işe yaramaz bölüm yoktur. dolayısıyla birbirlerinden nefret etmek için de bir neden bulamıyorlar. hakan günday ve murat uyurkulak ile ilgili bir problemim var. ikisiyle birden. okuduğum kitaplarını hatırlamıyorum, ve onları birbirlerine karıştırıyorum! gördüğünüz gibi ayıp ediyormuşum. yine de sanırım ekiptekileri birbirine karıştırma yatkınlığı ile ilgili olsa yüz-göz'den bahsetmiyorum aslında, çünkü murat uyurkulağı daha önce gördüğümü hatırlamıyorum. en son okuduğum kitap kinyas ve kayra, üstüste ankara'dan okumuş oldum. köşesi katlanmış çok sayfam var. bakalım altından kalkabilecek miyim? ah bu arada! kitabı ikinci el aldım. dedim ve kayboldum... çünkü aldığım yerin adını bilmiyorum. yıllardır gittiğim bir yerdir, bazen çok seyrek, bazen üstüste, ama adına hiç dikkat etmemişim. google haritalarından bak, yok sokağın adını arat derken öğrendim! lamelif sahaf. evet oradan aldım. ilk sahibi ilk kitabı açtığında heyecandan olsa gerek, bir sürü satırın altını mavi tükenmez kalemle çizmiş, sayfanın altına üstüne notlar almış. tükenmezle! ben de tam bir önceki ankaralı yazarımda bununla ilgili bir durumun olduğu bir öykü okumuştum. hahhahahah, aynı kitapçıdan aynı zamanda aldığım bir kitap, yine ankaralı bir yazar, murat uğurlu'nun buralar bıraktığın gibi'sinde bir öykü. bahsetmezsem olmaz. adam sahaftan farkında olmadan aldığı altı çizili bir kitap yüzünden düpedüz sıkıntılıdır. "bütün hayatım şu düşüncesiz adamın altını çizdiği harf yığınlarının gölgesinde mi geçecek şimdi?" böyle der çünkü kendisi öldükten sonra başkalarının o kitabı bulup altını çizdiği yerlerin onun tarafından çizildiğini düşünerek, kendisini oralardan tanımlamasından korkar! murat uğurlu da barış bıçakçı ve emrah serbes arasında buruk bir tatla ilk kitabını bizlere hediye etmiş! diyerek esas konumuza dönmeli... bu bir pekala merak edip kıvırmışım, nedir acaba platon'un mağara istiaresi? vay, evet, bunu duyduğumu hatırlıyorum. ama aklımdan silinmiş gitmiş. işte bu yüzden güya girişmiştim bir bloğa... hakan günday, kitapta kinyas'ın ağzından şöyle yazarak merakımı cezbetmiş -ama ne yazık ki tembelliğimi yenemediğinden şimdi bakıyorum!- "Platon'un Mağara İstiaresine karşılık ben de Kuyu İstiare'sini yazdım doğdukları andan itibaren düşen insanların, yanlarından hızla geçen fırsatlara ve başka insanlara tutunup tırmanmalarını ve bunu sadece doğdukları andaki yüksekliklerine erişebilmek için yaptıklarını anlattım." yine kendimi dağıtıp, bu sefer de yıldız tilbe'den aşk yok olmaktır dinlerken buldum kendimi. bu iki ancak çok uzun geldi. ne yazmak ne fotoğraf, direk tarayıcı! bu üç bizimkiler liberya'da takılıyorlar. Kayra geçen bir arabadan alpha blondie duyuyor ve her coğrafyanın kendine göre ağıtları var" diyor içinden. onun için sıradaki şarkı geliyor dört aşık veysel ve david bowie'li bir zihin yolculuğu yapıyor bir paragraf boyunca kinyas ve sonra bowie'nin bu şarkıyı söyleyeceğini yakıştırıyor. hiç duymadığım bir parçası bu. beş açıklamalar taramanın üzerinde! altı yine kinyas anlatıyor. ölü anlardan bahsediyor. örnek olarak belushi ile ackyord'un bu sahnesini anlatıyor. yedi matrak. kinyas, dünyadan gelmiş geçmiş en büyük edebiyat üstadını sözü diyerek "ölüm tek ilham kaynağıdır " diyor. yine aynı üstadın "kitaplarımı asla okumam. ilgilendirmiyorlar beni. edebiyata büyük yeteneğim var ama ona inanmıyorum" alıntısı yapıyor. ancak bu alıntıyı nasıl ararsam arayayım yine karşıma kinyas ile kayra çıkıyor! sekiz uzay yolu'ndaki atılgan'ın orijinal ismine hiç dikkat etmemişim. karşıma burada çıkaması... yine kinyas'tan al haberi, USS enterprise imiş! dokuz bu sefer kayra'dan inciler. "dinlemek ve inanmak en zorudur. anlatmak ve uydurmaktan daha zor. kulak ile beyin arasında tertemiz bir yol ister. var mı dünyada böyle bir insan?" on kayra, alpha blondie'nin fildişi kıyısı futbol milli takımı için yaptığını söylediği parçaya denk geliyor arabada radyoyu açtığında. orta afrikanın en büyük gangsterlerinden birinin kaçak silah yüklü kamyonlarını çalmaya gidiyorlar. onbir kayra kendisine vurgun bir kıza olumsuz cevap vermeye hazırlanırken düşünüyor "daha anlayamamıştı sonunda ölüm olan bir hayatta mutlu son olmasının mantığa aykırı olduğunu. ölüm mutlu bir son olamazdı. kimse için. ama yine de insanlar, kendilerini kandırmak için hayatlarını dönemlere bölüyorlar ve ancak o dönemlere mutlu sonlar uydurabiliyorlardı. oysa haya her bölümünde ayrı bir hikayenin döndüğü neşeli bir dizi değil, sonunda herkesin öldüğü ve katilin bulunamadığı sıkıcı bir filmdi." oniki kayra'dan "böyle insanlara hep sormak istemişimdir. "peki bana bilmediğim herhangi bir şeyi söyleyebilir misiniz?" diye, kimde böyle bir sır vardı? bütün dehalar sırlarını dünyayla paylaşmışken, hangi bilinmeyenden bahsediyorduk?" burdan kayra'ya sataşasım var, ama yapmamaya karar verdim. zaten bundan sonra kooooskoca bir kinyas'ın yolu bölümünde kayda değer bir şey bulamamışım... insanın okuduğu anki hallerin bu seçimlere etkisi mi? muhtemelen. bitmekte olan kitabı devirmeye yaklaşma momenti? olabilir. sıkılma? korkarım oldukça... sanırım bu kitabı 20li yaşlarımda okumalıydım. paul eluard okuma! kitapların birçok satırındaki sözcükleri birbirinden ayıran aralıkların oluşturduğu beyaz biçimlere bak ve bundan esinlen. saklasınlar diye başkalarına ver elini. yokuşlarda yatma. [us çağında çıkardığın zırhı yeniden giy. düzeni olduğu yerde bırak, yoldaki taşları bozup dağıt.] kanıyorsan ve bir insansan, taş tahtadaki son sözcüğü sil gözlerini kapat, böylece biçim ver onlara. [unuttuğun düşlere ver tanımadığın şeyin değerini.] üç demiryolu fenercisi tanıdım ben, beş geçit bekçisi kadın, bir de geçit bekçisi erkek. ya sen? [bağırdığın sözleri hazırlama. boşaltılmış evlerde yatıp kalk. yalnız seninle şenlendi onlar. bir okşamalar yatağı ser okşamalarına.] kapını vururlarsa, son isteklerini anahtarla yaz. sesteki anlamı çal, parlak giysilerin içlerine dek gizlenmiş davullar vardır. ifritlerin büyük acımasını türküle. truva atının üstünde ayağa kalkmış bütün kadınları an. [su içme.] tıpkı o harfi gibi, t harfi gibi, ortaya doğru kanadı ve yılanı bulacaksın. [seni kışkırtan deliliğe göre konuş. parlak renklerle giyin, alışkanlık değildir bu.] bulduğun şey, ancak elin uzandığı sırada senindir. yargılarının kakumunu ısırırken yalan söyle. yaşamını budayansın sen. as kendini, yiğit crillon, onlar seni pek kulak asma'larıyla yere indirecekler. [vefasız bacakları bağla. bırak, düşlerinin pasını yeniden tutuştursun tan.] ayakların önde beklemeyi bil. böylece çıkacaksın yakında, öpörtülü. [yak, ışıt görüngülerini yorgunluğunun.] yenecek neyin varsa sat, açlıktan ölecek ne varsa satın al. olmak eyleminin gelecek zamanıyla etmek eyleminin geçmiş zamanını karıştırmayarak şaşırt onları. yeni pencere camına yerleştirilmiş taşa cam ol. avucunun içini görmek isteyene göğün daha bulunmamış gezegenlerini göster. [anılan günde, yaprak-böceğin o güzel mi güzel boyutlarını hesaplayacaksın. sevdiğin kadının çıplaklığını gözünde canlandırabilmek için, ellerine bak, yüzü yere eğilmiştir. tebeşiri kömürden, gelincikleri kandan ayırt et.] ayaklarımın ucunda içeri girip çıkma zevkini bağışla bana. noktalı virgül noktalamada bile ne denli şaşırtıcı olduklarını gör. yat, kalk, şimdi yine yat. yeni buyruğa dek, manastırın yeni buyruğuna dek, diyeceğim en güzel genç kadınların çarmıh biçimindeki yakayı benimsemelerine dek göğüsleri ortaya seren iki yatay dal, karnın altında çıplak çarmıhın hafifçe kızarmış ayak bölümü. [omuzlarının üstünde başı olandan sakın. yürüyüşünü fırtınalarınkine bakarak düzenle. hiçbir gece kuşunu öldürme.] gündüzsefasının çiçeğine bak anlamak olanağı vermez insana. yüreğini okla delmen gerektiğinde, görünür hedefe kaptırma kendini. tansıklar gerçekleştir; ama yadsımak için. kocamış karga "yirmi yıl" diyor, sen de yetiş onun yaşına. [kötü beğeninin arabacılarından koru kendini. içindeki sıkıntının bedavadan oyunlarını çiz tozlara. yeniden başlama zamanını ele geçirme.] başının, daha düşmediği için, hint kestanelerinin tersine, kesinlikle ağırlıksız olduğunu savun. kıvılcımla yaldızla demir örsün onsuz kara hapını. olası bir kırlangıçlar düşüncesine kılını kıpırdatmadan alıştır kendini. ele geçirilmezi yaz kum üzerine. [ananı babanı düzelt. sağduyuya zarar vermeyen şeyi üstünde saklama. düşün ki bu kadın üç sözcüğe sığar ve bu tepe bir uçurumdur.] yazdığın gerçek aşk mektuplarını zındıkça davranılmış kutsal ekmekle mühürle. şunu tabancaya söylemekten geri kalma çok hoş; ama sanıyorum ki sizi bir yerlerde gördüm ben. dışardaki kelebeklerin tek istedikleri içerdeki kelebeklere kavuşmaktır sokak fenerinin tek bir camını; eğer kırıldıysa, kendinle değiştirme. cehenneme yolla saf olanı; saflık sende cehennemliktir. [aydınlığı körlerin aynasında gözlemle.] dünyanın en küçük, hem de en kaygı verici kitabı senin olsun ister misin? yazdığın aşk mektuplarının pullarını ciltlet ve ağla, her şeye karşın varlık içindesin. [hiç bekleme. iyice bak şu iki eve onda da ölüsün, ötesinde de.] düşün seninle konuşan beni, yanıtlamak için kendini koy benim yerime. [yalnızken ve sana seslenildiğini duyduğunda, duvar kaplamalarının önünden geçme sakın.] gövdeni başka gövdelerin üstünde yiğitçe bur bu sağlık ilkesini yiğitçe benimse. yaprak biçimindeki kuşları yeme hayvansal ağaç güze dayanabilir. senin özgürlüğün beni kahkahalarla güldüren özgürlüktür. [sisin önündeki sisi kovala. nesnelerin ölümlü doğasının sana üstün bir zaman erki vermediğini göz önünde tutup kendini ağaç köküyle as. seni uyandırma sorumluluğunu aptal yastığa bırak.] ağaçları kes istersen, taşları kır; ama sakın kendini, yararlılığın mor aydınlığından sakın. [gözünün biriyle bakıyorsan ötekini kapat.] yok etme güneşin kızıl ışınlarını. sağdaki üçüncü yola sapıyorsun, sonra soldaki ilk yola; bir alana varıyorsun, bildiğin kahvenin yanından dolanıyorsun, soldaki ilk sokağa sapıyorsun, sonra sağdaki üçüncü sokağa; kendi yontunu fırlatıyorsun yere ve kalıyorsun orada. [kaldır şu kadının düşürdüğü yelpazeyi, ne yapacağını bilmeden. vur kapıya, bağır giriniz; ama girme. ölmeden önce yapacak bir şeyin yok.]

kitaplarımı asla okumam ilgilendirmiyorlar beni